Temelelektronik.info

Bilgiler > Hans Dernshwam Seyahat günlüğü alıntıları



Hans Dernshwam Seyahat günlüğü alıntıları

 

Ormanlar devletçe yasak edildiği için kesilemiyor. Arazi sahipleri bile ağaçlarını kesmeye çekiniyorlar. Cünkü cezası çok ağırdır.

Türklere içki içmek yasak. Ama gizli gizli içen TÜrk pek çok. Bilhassa esir alındıktan sonra MÜsdlüman olan dönmeler, yeniçeriler ve diğer savaşçılar bir köşeye gizlenip sesiz deasız içmeye başlarlar. Zira yakalanılrlarsa yalnız onlar değil, diğer mşteriler de dayak yerler. Üstelik de para cezası öderler. Paşının elleri soplaı yeniçelerileri bütün şehri dolaşır, her tarafı ararlar ve ne yapıp yapıp haklı haksız ceza keserek paşaya para tedarik ederler. 

Türklerin çoğu alelade aşevlerinde yerler. Başlıca yemekleri çorba, bulgur, bezelye, mercimek, taze ve kuru fasülye ve benzeri şeylerdir. Bu yemeklerde bir parça koyun eti bulunur. Sığır etini sevmezler ve yadırgarlar. Prinç çorbaları çok nefistir. Safran katarak sarı renk verirler ve şekerle de tatlandırırlar. Şerbet içebilen kimseler ancak efendilerdir. Şerbet suya şeker veya bal katıalrak yapılır.

Yedikule'nin civarında kıraç bir yer var. Burada İran' uzak olmayan ve Karaman diyarından gelmiş ve Karamanos denilen bir halk oturuyor. Bular Hristiyan. İbadetlerini Rumca yapıyorlar, fakat Rumcayı anlamıyorlar. Dilleri Rumca değil, Türkçedir. Öteden beri Türkçe mi konuşurlar, bilmem. Şimdiki padişahın babası Selim, memleketlerini işgal edince bunları İstanbul'a getirmiş. Kuvvetli, büyük bir topluluk. Kadınları, uzun sivri beyaz veya renkli bir başlık giyiyorlar. Bu, papanın giydiği resmi başlığa, taca benziyor. 

Türklerin kendilerinin kullandığı ve birbirine ikram ettikleri çeşitlik maslak (uyuşturucu madde) var. Onlar herkesin önünde şarap içmezler. İçkiden sarhoş olurlarsa mahkemye götürülüp dövülürler, cezalandırılırlar. Bu yüzden uyuşturucu madde almak suretiyle neşelenirler, cesaret kazanıp dellenirler. Maslak dediğimiz bu nesne, yeşil bir toz kuru kenevir yapraklarından yapılır. buna esrar deniliyor. İstanbul'da diğer bir uyuşturucu madde de çok seviliyor. buna afyon adını vermişler. Bu da her tarafta dolaştırılıp satılıyor. haşhaş usaresinden yapılıyor. Afyonu daha çok avam tabakası kulanıyor. Afyonu kullanan kimse ona alışıyor ve her gün bir merimek veya kenevir büyüklüğünden almak istiyor. Afyonu fazla kaçırıp derin uykuya dalan kimsenin burnuna afyon tutulup derhal derin uykusundan uyandırılıyor. 

Zırnık, tüften daha hafif, siyah bir toprak. Anadolu'da bulunuyor. Uzunca, geniş tuğlaya benzer biçimde dökülüyor. Tanesi sekiz akçeye satılıyor. İstanbulda aktar ve bakkalda bulmak mümkün. Hamacılar, fahişeler, genç delikanlılar, hatta bütün Türk kadınları  kullanıyor. Zırnık denen bu toprak veya taş iyice ezilip ufalanıyor. içine sönmemiş kireç katılıyor. sonra üzerine su dökülüp karıştırılıyor ve çamur haline getiriliyor. Hamamda temizlenmesi istenen kıllı yerlere sürülüyor. Sürüldüğü yeri yakıyor ama kıllar derhal dökülüyor. 

Ekim ayında Halep'ten İstanbul'a padişahın en büyük oğlunu öldürttüğüne dair haber geldi. Ordusu ile İran'a karşı savaşmak için Halep'e varmıştı. Padişahın onu boğdurmasının sebebi halkın ve yeniçerilern Mustafa'yı çok sevmeleri ve onu sultan olarak görmek istemeleri. Aslen Rusya'dan gelme bir cariye olan ve şimdi padişahin karısı olan Hürrem Sultan ile Hürrem'in kızı ile evlenen Rüstem Paşa gibi sarayda padişahtan sonra en kudretli adam olan Rüstem Paşa, Mustafa'nın tahta geçmesini istemiyordu. Bu ikisi mutlaka padişahın kulağına bir şeyler fısıldayrak onun Mustafa'yı boğdurmasına neden oldu. 

Mustafa'nın anası da Macar veya Sırp asıllı bir cariyeydi. Hürrem'den çocukları olunca padişah, bir kaç yıl önce ilk karısını İran tarafından başka bir şehre yollamış ve orada zehirletmiştir. 

Türklerin sınırsız itaatı, Türk ülkelerinde ölçüsüz bir istibdatın hüküm sürmesine imkan veriyor. 

Yahudi çocuklarını da devşirmeye tabi tutmuyorlar. Yahudiler Hristiyanlar gibi esir edilip satılmazlar da. Bunun içindirki, onlar bize güler ve bizimle alay ederler. 

İstanbul'un ahşap evleri Bavyera ve diğer bölgelerdeki gibi sağlam olmadığından yeniçeriler bu evleri kolayca yıkmak suretiyle yangının yayılmasını önlerler. 

Buna sabah namazı derler. BU günün ilk ibadetidir. İsteyen camiye gider. Ama sabahın bu saatinden camiye giden az olur. GÜndüzleri de öyle. Ancak yaşlılar ve işi olmayanlar camiye gider. 

Hristiyan dünyasında piskoposlar ve rahipler kendi gerçek inançlarında Türk müftülerinin ve hocalarının Muhammed'in dinine olan inançlarından daha gayretkeş bir tutum içinde oldukları görülmüyor mu? İşte bütün bu gidişattan suçlu ve sorumlu olanlar Hristiyan din adamlarıdır. 

Bizde papalıkta amansız engizisyon yargıcı denilen din adamlarına benzer bu yeşil sarıklılar. Aslında kof kimseler olmalarına rağmen halk onlarda bir kuvvet, kudret var sanır ve onlara körükörüne inanır. 

Öyle ki, bu papaz İsa'dan daha kudretli bir pozisyon kazanmış ve mantık oyunları yaparak ve polemipe saparak alelade bir kimsenin dahi bir tek sacrament(takdis) ile, yani ikili değil de tek tr bir takdisle yenebileceği tezini iler sürmüştür. Bunun sonucu bütün Hristiyanlık doğru yoldan saptırılmıştır. 

Martinus Patavius bütün bu huzrsuzlukların dünyanın sonuna kadar devam edip gideceğini 300 yıl önce yazmıştı. BU gidişle Türkler, o zaman kadar, yani kıyamete kadar dünyaya hükmedeceler ve Hristiyanları idareleri altında tutacaklar. Hiç kimse onlara karşı koyamayacaktır.  

Bereket versin ki , Tanrı, Türkiye deki şurada burada mevcut Hristiyan topluluklarını koruuştur. Hiç olmazsa bunlar papanın şerrinden uzak kalmışlardır. Zaten Türkleri Hristiyan yapmak mümkün değil. Biz kendimiz İncil'e sadık kalmamışız ki, anlşamzlık içindeyiz.

Bu da ancak bağımsız bir Hristiyan Konsilinin toplanmasiyle mümkün olabilir. Ne var ki bu konsilde insan görüş ve sözü yerine münhasıran Trnrı kelamı hakim olmalıdır. Aksi takdirde yüce tarı bizlerle beraber olmaycaktır. Her sınıf halk reformu kabul eder ve hareketini bu yönde düzenlerse, ki bu da çok uzun sürecektir, Tanrı türkleri kahredecek ve bize de nerede ne zaman onlara karşı harekete geçeceğimizi bildireceklerdir. Şu halde biz Ortodokslarla dini inançta birleşirsek TÜrkleri de Hristiyanlığa çevirmek mümkün olacaktır.  


sonraki bilgi:      

önceki bilgi:       Rüstem Paşa, namaz kıldırması için bir imam tutmak ister

 
 

Bu sayfaya 3  defa bakıldı


Bu internet sitesi kar amacı gütmemektedir. Bu içeriğin siteden kaldırılmasını istiyorsanız alttaki butonu kullanarak içeriğin kaldırılması için istekte bulunabilirsiniz.