Temelelektronik.info

Bilgiler > Glisemik Endeks Diyet



Glisemik Endeks Diyet


Son 5 yılın en başarılı diyeti, esasında bir yaşam tarzı. Aslında diyet demek istemiyorum çünkü tüm diyetler başarısız olmaya mahkumdur.

Gelin beraber bir düşünelim; üniversiteye/liseye başlarken diyet yapan ve kilo vermeye çalışan arkadaşlarınızı düşünün, üniversite/lise sonunda ya da şu anda da hala aynı konumdalar değil mi? Kilo vermeye çalışan, hep başarısızlık döngüsünde bir alıyor, bir veriyor. Zayıf olan birine bakın, hala zayıf değil mi? İstisnalar haricinde bu tablo hep doğrudur.

Öyleyse yemek listeleriyle diyetlere hala neden devam ediyoruz? Basit ama etkili bilgi ve taktiklerle yaşam tarzımızı değiştirerek kalıcı başarıya ne dersiniz?

Glisemik İndeks Diyeti Düşük Gıdalar Tüketerek Sağlıklı Zayıflama
Glisemik İndeksi çılgınca yüksek bir besin daha. Çok güzel ama göründüğü kadar masum değil.

Yazıya başlamadan önce bu diyetin arkasında yatan felsefeyi anlamak lazım, bu da bir önceki yazımda bahsettiğim insülin mekanizmasını anlamaktan geçiyor. Onu okumadıysanız, buradan okuyun ve sonra bu muhteşem diyete hep beraber başlayalım.

Devamı için aşağıya tıklayınız!



Öncelikle ben 3 aya yakın bir sürede 6 kilo verdim, çok fazla değil ama bu 6 kilonun 4 ü yağdan gitti, yani bu bir su kaybı ya da kas kaybı olmadı, kalıcı bir şekilde yağ kaybettim. Buna ek olarak uzun yıllardan beri 140-150 kilo civarında gezinen arkadaşımın, bu prensip ile 9 ayda 41 kilo kaybettiğini de öğrenince yazmamın şart olduğunu hissettim. Peki nedir Glisemik İndeks Diyeti?

Kibrit kutusu boyutunda tam yağsız peynir, 150 gram yoğurt yanında haşlanmış sebze, 250 gram haşlanmış tavuk yanına orta boy elma gibi öğünlerle sizden uzun vadede imkansızı isteyen diyetleri unutun.

Bu diyet temel olarak sebebini bir önceki yazıdan anlayacağınız üzere glisemik indeksi düşük yiyecekler tüketmekten ve yüksek olanlarından uzak durmaktan geçiyor. Diyetlerin çoğunun sağlığı tehlikeye attığı şu dönemde basit bir diyetten ve kilo verdirmesinden öte sağlıklı bir beslenmedir aynı zamanda. Tansiyonunuz düşürüyor, kan şekerinizi dengeliyor, trigliseridinizi azaltıp iyi kolesterolü yükseltiyor. Yalnızca kilo sorunu olanlar için değil, böyle bir sorununuz olmasa bile şeker hastalığından hiper tansiyona, kanserden damar sertliğine, karaciğer yağlanmasından kalp krizine kadar bir çok sağlık sorunundan etkili bir şekilde korunmak isteyenler için de kullanılması gereken bir beslenme tarzı.

Yüksek glisemik indeks içeren gıdalar tükettiğinizde çok hızlı sindirilir, kan şekeriniz çok hızlı bir şekilde yükselir, kanınızdaki fazla şeker bir güzel yağ olarak depolanır, çok hızlı yükselen kan şekeriniz insülin tarafından çok hızlı bir şekilde düşürülerek yeniden acıkır ve yine yemek yersiniz. Bu kısır döngüde olan tek şey sizin sağlığınıza zarar gelmesi ve kilolarınızın birikmesi oluyor.

Şimdi gelin başlıca glisemik indeksi yüksek gıdaları inceleyelim;
-Beyaz ekmek, beyaz undan yapılan gıdalar, 5 çayında yenilen kek, börek, poğaça, bisküviler..
-Patates kızartması, beyaz pirinç, mısır, cipsler, krakerler..
-Çaya/kahveye atılan şeker/krema, glikoz, reçel, pancar, bal..
-Alkollü içecekler.. Kola gibi şekerli içecekler..
-Bol yağlı gıdalar..


Vücudumuza zarar vermekten başka bir işlevi olmayan bu gıdaları reddetmek zor değil..

Dolayısıyla bu diyeti uygulamak demek;
Beslenme planınızdan şeker, un, nişasta, bal, reçel, pekmez, tatlılar, fırın ve pastane ürünleri, beyaz pirinç, patates kızartması gibi sağlığa zararlı besinleri çıkarmak demek. Doğal olarak böyle bir plan sizi daha enerjik ve formda biri haline de getiriyor.

İşte bütün bu muhteşem sebeplerden dolayı bilim adamları tarafından da öneriliyor, seviliyor, herkes tarafından bu diyet uygulanıyor ve konuşuluyor.

O zaman sıra glisemik indeski düşük gıdalara geldi;

Yoğurt ve meyveli yoğurt çeşitleri, yeşil sebzeler, süt ve süt ürünleri..
Kivi, üzüm, şeftali, erik, elma, portakal, greyfurt, armut gibi meyveler.. ( meyve suları bu kategoriye girmiyor )
Kepek, çavdar, tam buğday ekmekleri, tam tahıl ürünleri..
Nohut, kuru baklagiller, barbunya, mercimek, bezelye, taze fasülye..
Fındık, yer fıstığı, ceviz ve nispeten badem.
Spor yapanların vazgeçilmesi değerli protein kaynakları içeren minimum yağda hazırlanmış et ve tavuk ürünleri..
Kahvaltı için mutlaka tercih edilmesi gereken yulaf ezmesi..


Beslenme planınızı genel olarak bu besinlerin odağına oturtmanız gerekiyor. Bir yerde önemli olan aldığınız kalori değil, besinin içeriği, glisemik indeksi oluyor oluyor.

Tabii ki bu besinlerden de kararında almak gerekiyor. Glisemik İndeksi düşük diye çok yemek hiçbir işe yaramayacaktır.

Hayat Kurtaran Tavsiye!

İlk baktığınızda bütün bunlar zor gelebilir ancak arkada yatan felsefeyi, nutella, lahmacun, pizza gibi lezzetli ama oldukça zararlı gıdaların vücudumuza, bize ne yaptığını anladığımızda her şey değişiyor. Bunu üniversite hayatı boyunca abur cuburu yemeğe tercih eden, gece 1 yurt odasında acıkınca tek başına 1 büyük pizza yiyen biri olarak söylüyorum.

Glisemik indeksi yüksek gıdalar da bizim için, onların da sağlıklı yanları var. Hiç mi yemeyeceğiz? Elbette yiyeceğiz, elbette alkol alacağız. İnsanoğlu iradesi hepsini sonsuza kadar reddedecek kadar kuvvetli değil ki kuvvetli olmasına gerek de yok, yaşamdan zevk almasını da bilmeliyiz.

Hayat kurtaran tavsiye şu ki; bu gıdalardan birini tüketeceğimizde halk arasındaki önce tuzlu sonra tatlı söylemini uygulayacağız. Bu glisemik indeksi yüksek gıdaları diğer glisemik indeksi düşük gıdalar ile birlikte alacağız, mümkünse yemeğin sonunda alacağız ki aşırı hızlı yükselen kan şekeri ve devamında gerçekleşen etkileri minimuma indirelim. Örneğin pilav mı yemek istiyoruz? Yanında yoğurt yiyeceğiz. İş yerinde öğle yemeği yerken canımız çok tatlı çekti ve karşı koyamıyor muyuz? O yemekte tatlı öncesi glisemik indeksi düşük gıdalar tercih edeceğiz ki tatlıdan en az şekilde etkilenelim. Mutlaka McDonalds mı yiyeceğiz? Menünün yanında salata yememiz şart. Öğle yemeğinden sonra akşam üstü mesai saatine doğru hepimizin karnı kazınır. İşte burada gerçekten tatlı gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar yememeliyiz.Çünkü sadece tatlı yiyor ve bunun zararını %100 etki ile görüyor oluruz.Elma, armut, portakal gibi hemen hemen her mevsim bulunan meyveler akşam üstü ofis atıştırmalıklarının en güzeli.

Örnek bir günlük plan da çıkartalım;


Glisemik İndeks diyeti ile kilo verin, zayıflayın.
Sağlıklı yaşam sanıldığı kadar zor değil..

Kahvaltı oldukça kritik. Güne 2 bardak su ile başladıktan sonra light süt ile yulaf ezmesi her sabah olmazsa olmaz. Glisemik indeksi çok düşük, uzun süre tok tutar. Bunu her sabah tercih etmeliyiz.
Öğlene kadar acıkırsak tercihimiz meyve olmalı. Yine öğle yemeğine kadar zamanınız varsa bu yazıda bahsi geçen çaydan ya da yeşil/beyaz çay tüketmeliyiz.
Çalışanlar için oldukça kritik bir öğün; basit bir prensip ile öğle yemeğimiz akşam yemeğinden daha zengin olmalı. Bunu kavradıktan sonra öğle yemeğinde de protein ağırlıklıklı, karbonhidrat da az çok aldığımız bir besin tercih etmeliyiz. Örneğin az çorba, üstüne tavuk/balık ve yanına ya da ana öğün olarak salata. Seviyorsanız çok şanslısınız her öğününüze yoğurt ve ayran dahil edin. Hele ki o gün tatlı kaçamağı yapacaksanız yoğurt, ayran ve salata şart.
İçecek olarak Coca Cola Zero'ya bakarsanız 0 kalori gözükür, Light Ice Teaye bakarsanız 2-3 kalori ya yazar ya yazmaz ama daha önce de dediğimiz gibi önemli olan kalori değil, içeriğidir. Şeker ilaveli, şeker ilaveli olmasa bile aspartam içeren bu ürünler yine dengenizi bozar, kan şekerinizi yükseltir. Seviyorsanız ayran, sade soda, su tercihiniz olmalı. Hazır olmaması kaydıyla Limonata da içilebilir.
Akşamüstüne doğru karnınız cidden acıktığında kan şekeriniz düşmeye başlar ve canınız deli gibi tatlı ister. En çok tuzağa düşülen, kaçamak yapılan zamanlarda bunlardır. Dikkatli bir şekilde bu tuzağa düşmemeli, elma, armut, muz vs gibi meyveler tüketmeliyiz. Bulamıyorsak hazır gıda tavsiyem olmasa da Eti Form, Altınbaşak gibi ürünler tercih etmeliyiz. Bizim öğle yemeğimizde hep bir meyve oluyor ve bu meyveyi yanıma alıp akşam üstü yiyorum.
"Kahvaltıyı krallar gibi, akşam yemeğini fakirler" gibi yapacaksın demişler ya, gayet doğru bir önermedir. Akşam yemeğinde de öğe yemeğindeki mantık geçerlidir ancak saat olarak en geç 20:00, 21:00 den önce yenmeli. Öğlen protein ağırlıklı yediysek, akşam sebze ağırlıklı.Öğlen sebze ağırlıklı yediysek, akşam protein ağırlıklı yemeliyiz ki dengeyi tutturalım. Kişisel tercihim hem sevdiğim hem de vücüdun iyiliği açısından için öğlen yemeklerinde protein ağırlıklı, akşam yemeklerinde ise salata, sebze ağırlıklı beslenmek.


İnanın bana bu anlayışı uygulamak zor değil ve uzun vadede kazanılması gereken bir uzun yaşam diyeti/alışkanlığı.

Üstelik bu diyet bizim mutfağımızla Akdeniz mutfağı ile örtüşüyor.

Günü kurtarmaktan başka bir işe yaramayan, sizi kısır döngü içerisinde hedefinizden uzaklaştıran diyetleri denemekten sıkılmadınız ? Ben sıkıldım, üstelik başarısızlığı garanti.

Gelin yaşam tarzımızı değiştirmeye çalışalm, bu basit kurallara dikkat ederek sağlıklı, uzun yaşam glisemik indeks diyetiyle bu sefer başarıya ulaşalım!



Kaynak: Çoğunlukla Ekşisözlük ve Wikipedia