Temelelektronik.info

Bilgiler > Kediler



Kediler


bugün
yenile
mehmet topal & josef de souza 8
fernando francisco reges 2
facebook'un bitmiş olması 10
ekşi itiraf 19
briefe an milena
ölüm 5
sanal borsa
4 ağustos 2015 ıspartakule gişeleri trafik kazası
üçüz ejderhaya verilebilecek en güzel isimler 25
papa alioune ndiaye 2
atatürk orman çiftliği arazisinin abd'ye satılması
50 bin yılda ortak dil oluşturamamak 5
homofobik antifeminist narsist erkek 2
şampiyonlar liginde oynamak için fb'ye gelen stoch 3
arda turan 15
milli bitcoin geliyor 12
kızına tecavüz edene kendi ceza veren adam 6
yağmur
çocukken yapılan abukluklar
gabriel garcia marquez 12
düzenli olmanın yaratıcılığı öldürmesi 7
can şengün
kapitalizm
valerian and the city of a thousand planets 2
bir şişe biranın aslında olması gereken fiyatı 23
sevgili aramayan yalnız insan 9
briket
leviathan
tinder 8
charles bukowski 2
akciğer kanseri
baykuş
şu anda çalan şarkı 4
güneş çocuğu
sözlük yazarlarının alkol geçmişleri ve etkileri 2
kuzey kıbrıs'ı akdeniz'in vegas'ı yapmak
game of thrones 7
galatasaray 10
the oa
cgnat
pro-government
galatasaray'ın tarihi başarıları 2
terry riley
domagoj vida 4
ceza
aziz yıldırım
lyrica
yasin şamlı
17 ağustos 2017 perşembe kadıköy zirvesi
manuş baba
seninle her şeye varım ben
tıpdil sınavı
bir filmin tamamını anlatan tek repliği
tudor'da sizi etkileyen bir şey var
fahri korutürk
doğum günü için verilmiş en boktan hediye 5
istediğini alamayınca tehdit eden yazar
içinde lağım sahnesi olan dizi ve filmler 5
ruhi sarı
yurtdışında türk ile karşılaşmak
derya yanık
spotify
hukuk okuyan vegan biseksüel manik depresif kadın 10
aydın yılmaz
anca gidersin
sakal bırakmayan erkek 3
hindistan cevizi
beşiktaş 4
ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı 18
ilişkilerden edinilen tecrübe
çirkin bir kadını güzel bulan erkek 14
kıskanmak
superonline 9 aylık haksız kazanç rezaleti 5
rememory
ahmet koç
erkeklere vücut geliştirme kararı aldıran nedenler 11
skeptico
anne ve baba adının aynı olması
vialand
bodrum yalıkavak'taki maganda vale 9
beni sevdi benden çok
naş
internette hastalık arama sendromu 2
uğur karakullukçu 2
babaanne
hadi naş
miele
ilkokuldan akılda kalanlar 3
türkiye a milli basketbol takımı
16 ağustos 2017 medipol başakşehir sevilla fc maçı 3
tff süper lig 2017/18 sezonunun en iyi transferi 2
eski sevgilinin evlenmesi
ikiye tak vurdur
dr. oetker pizzadan vida çıkması 9
köpek psikolojisi
jamie jones
güzel bir kadın görünce akıldan geçenler
half-life 3
kozmogoni
dünyanın en yaşlı kadın fitness modeli
daha da ...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
şükela: tümü | bugün başlıkta ara takip et «/179»
eğer kivi tadı almak istiyorsanız, ekşi yeşil elma ve muzu miksere atıp karıştırmadan sadece kivi yiyerek başarılı bir sonuç alabilirsiniz.
58 03.04.2016 22:59 73mm pena
her insanın aslında bencil olduğu.
kardeşim bildiğim kuzenim şirketi batmak üzereyken ciddi destek çıkmıştım.o şirketi battıktan sonra babasının desteğiyle başka bir şirket kurdu.ciddi paralar kazanmasına rağmen bana olan borcunu eş,ev ve kallavi bir araba aldıktan sonra ödemişti.
gene çok yakın bir akrabama ciddi destek çıkmıştım.geri ödeme tarihinden 1 yıldan fazla geçmesine rağmen adam kayıplarda.ardından öğreniyorum ki ciddi bir satış yapmış ve bana olan borcunun 2 katı kadar para geçmesine rağmen eline bana ödeme yapmamış.gerekçe olarak da aslında benden aldığı parayı başkası adına almış ve kendisi bana öderse gidip ondan parayı alamazmış.
ben paramın olmadığı zamanlarda da onurlu bir adamdım. insanların bu kadar onursuz bu kadar pişkin ve bencil olabileceğini aklımın ucundan bile geçirmezdim.
8 31.12.2014 01:24 alabamalim
nero burning rom'daki güzelim kelime oyununu -geç de olsa- farketmek.

nero, roma'yı yakıyor!
5 12.03.2013 20:47 sutsuz kahve
goodbye aslında "god be with you" 'nun evrimleşerek kısalmış haliymiş.

bana inanmıyorsan wiki'yede mi inanmayacaksın?
29 23.01.2014 15:18 ~ 15:19 naughtyfisherman
hasetliğin insanı katil edebildiği.

pisagor haset bir katildir. şimdi bu amca bütün sayıların a/b şeklinde yazılabildiğini savunuyormuş. bunun öğrencilerinden hippasus, pisagor teoremini kullanarak 1+1=karekök 2 hipotenüsünün uzunluğunun a/b şeklinde yazılamayacağını ispatlamış. irrasyonel sayıların varlığını ispat etmiştir. irrasyonel sayı olmadığını savunan pisagor aksinin duyulmaması için hippasus'u denizde boğdurtarak öldürtmüştür.

edit: kaynak bilim ve teknik. (eylül 2005)
28 15.03.2015 01:01 ~ 01:30 kalem berberi
cok aglayan ve huzursuz olan bebeklere sac kurutma makinesi sesi dinletince sakinlesmeleri. bunun nedeninin, bebegin anne karninda duydugu ses ile sac kurutma makinesinin sesleri birbirine benzedigi icin bebegin kendini guvende hissediyor olmasi.

(bkz: sac kurutma makinesi ile bebek susturmak)

edit: aynı şey arabaların motor sesi ile de oluyormus. bu nedenle bebekler arabada mışıl mışıl uyurlarmis. inorganik'e tesekkurler.
30 03.05.2013 09:56 ~ 25.05.2013 00:46 shamshiel
uçakların arkasında bıraktıkları o beyaz izin duman değil de buz kristalleri olduğunu öğrendiğimde ufkum iki katına çıkmıştı.

edit: tcgrk uyardı sağolsun, ufkum 4-5 katına çıktı;

buz kristali de değil onlar... buz kristali olsalar, görünmezler...

havadaki nemin motora girip ısınıp sonra çıkınca aniden soğuması;

ayrıca motorun sıcak havasının hışımına uğrayan nemin aldığı vaziyettir.
____
yukarıda bulut, bulut türevi gördüğün bu tarz herşey aslında buhar değil, bildiğin su damlası - nemdir... minik minik :)
26 30.11.2011 21:42 ~ 20.12.2011 12:48 sosyal munzevi
lisedeki milli güvenlik hocamız anlatmıştı, neden anlatmıştı, niye anlatmıştı; hatırlamam.

eğer asansör bir şekilde bozulur ve aşağı doğru düşmeye başlarsa, zemine paralel uzanırsak kazayı çok ucuz atlatacağımızı söylemişti. aksi takdirde ayakta durursak, bacaklarımızın, boynumuzdan çıkabileceğini de eklemiş, ufkumun anasını ağlatmış, günlerce "ama türkiye'deki asansörler hastanedekiler dışında yere paralel uzanabilmek için çok küçük, cenin yapsak ne olur acaba? ya da başka ne yapılabilir?" diye düşünmüştüm, sonra her asansöre bindiğimde, bi daha düşündüm, bacaklarıma baktım, aynadan boynumun arkasına baktım falan. en son boyumu referans alarak asansörün uzunluğunu ve hangi katta olduğumuzdan zemine kaç metre yüksekte olduğumuzu hesaplamayı buna müteakiben ağırlığımı ve asansör ağırlığı hakkında bir tahminde bulunarak zamana göre saniyede ne kadar hızlanıp aşağı yukarı zemine düşeceği anı kestirip zıplamaya karar verdim. çünkü türkiye'de zeka çıtası bu denli yüksek, yaşamak için böyle zeki olmak gerek. yok lan yok, şahadet getirmeye karar verdim bi tek.

işbu entry 6 eylül mecidiyeköy asansör kazası olayıyla hatra gelmiş, benim başıma gelmesinden korktuğum şey, başkalarının başına gelmiştir. bu işte parmağı olan herkesin sülalesini siksinler. ölenlerin ailelerine allah sabır versin.

edit: iwidien uyardı, düşen asansörün içinde zıplamak mümkün değilmiş. gerçi biz o opsiyonu zaten elemiştik, isabet oldu.*

edit2: we work in the dark to serve the light da uyardı: "asansörün ya da içindekilerin ağırlığının asansörün düşüş limit hızı dışında hiçbir etkisi yok. bunda da en çok asansörün dış yüzey şekli rol alıyor ama limit hıza ulaşamayacağını varsaymak çok zor değil.

yerçekimi ivmesi ağırlıktan bağımsız, sadece dünyanın merkezine olan uzaklık ile değişiyor. dolayısıyla ağırlığından kaynaklanan bir tahminle zamana göre saniyede ne kadar hızlanacağını bulamazsın. dünya üzerinde 9.82 m/s^2 kabul ediliyor genelde yerçekimi ivmesi bu da demektir ki her saniye hızın 9.82 m/s artacak."

ekleme: arkadaşlar vurmayın öldüm.* asansörün düşüş hızını hesaplamayı en son düşündüğümde lise 3te idim. bi yıl sonra türev ve integrali görünce vazgeçmiştim her türlü hesaplama olayından. hem zaten o hesaplamayı yapmak mümkün olsa da, o bir kaç saniyede o hesaplamayı yapmayı akıl edip, bunu gerçekleştirebilecek kişi zaaaten ölmez. o ya jason statham'dır ya james bond'tur. ve böyle şeyler ancak filmlerde olur. biz her ihtimalde ölürüz.
devamını okuyayım...
11 07.09.2014 00:16 ~ 12:40 1zenciolmasamda
kiev'i alan eski viking savaşçısı rus lider*dinci bir adam olmamasına rağmen yeni ve yükselişte olan bir şehrin son moda bir dine ihtiyacı olduğunu düşünüp, dönemin tüm dini temsilcilerini(roma katolikleri, ortadoks hristiyanlığı, yahudilik ve islam) yanına çağırıp kendisini ikna etmelerini istemesi. başta islama ilgi duyması ancak alkolün yasak olduğunu öğrenince vazgeçip ortodoks hristiyanlığı seçmesi.

insan düşünmeden edemiyor acaba islamı seçse dünya tarihi nasıl bir şekil alırdı.

kaynak: andrew marr's history of the world

edit: konu hakkında daha detaylı bilgi şu entry'de girilmiş (#43950173)
19 09.07.2014 14:41 ~ 17:41 moseley
911'i tuşlayınca 112'ye aktarması.

amerikan filmleri ne kadar milletimin içine işlediyse artık yetkililer bile farkına varmış.

(bkz: call nayn van van)

edit: entry okunduktan sonra 911ler arandı, ufuklar iki katına çıktı zannımca*.

ihtiyaçtan edit: gelen mesajlara binaen; 911 amerika'nın acil durum hattıdır. bu uygulama turistler içinse diğer ülkelerin acil durum numaralarını arayınca da 112'ye aktarması gerekir.
4 09.05.2013 23:49 ~ 05.08.2013 21:21 chipcrescent
sarımsak kokusunu en iyi gideren şey elma.

sebebi; elmanın, sarımsağın içinde bulunan ve o kötü kokuya sebep olan allil methil sülfat'ı (ki kendisi bu olur) nötralize eden oksidaz enzimlerine doğal olarak sahip olan tek yiyecektir.

ayrıca bunun gibi ilgili kimyasal bileşiği nötralize edebilen poplyphenols bileşeni de bolca yeşil çayda bulunuyor. fakat yeşil çay, elma kadar etkili değil.

hiç bir şey bulamadıysanız bu kokuyu gidermek için limon suyu içebilirsiniz. yüksek asitlik de sarımsak kokusunu bastırabiliyor. üçüncü sırada da bu var.

ayrıca anaya babaya küsülür sarımsağa küsülmez. sarımsak iyidir.
48 03.08.2014 04:26 ~ 04:27 heinz kamasunta
konya isminin iconia'dan gelmesi. icon yani ikon yani simgenin put anlamına gelmesi. zamanında put şehri diye adlandırılıan bir şehrin şimdi müslüman dindarların bol bulunduğu bir şehre dönüşmesi ve orada yaşayanların büyük çoğunluğunun bu ismin ne anlama geldiğini bilmemesi. tezat işte buna denir..
21 01.09.2013 15:36 solventh
avusturya işçi marşı'nın rus müziği olduğunu (bkz: belaya armiya çornıy baron)
alman milli marşı'nın, bestecisinin ingiltere ziyaretinde "god save the queen"den etkilenip yazıldığını,
azerbaycan milli marşı'nın ikinci kısmının batman returns film müziğinde duyulabileceğini,
kırgızistan milli marşı'nda ise istiklal marşı'ndan bir kuple duyabileceğinizi,
bir düzineden fazla ülkenin yanı sıra, zamanında rusların ve almanların da söz yazıp
god save the queen'i milli marş olarak kullandıklarını,
buna karşın, ingiltere'nin resmi bir marşı olmadığını, bbc'nin yaptığı bir ankette
a clockwork orange'de de duyduğunuz land of hope and glory elgar bestesinin
god save the queen'den daha çok oy aldığını,
beethoven ve paganini'nin bu marşa çeşitlemeler yazdığını,
iskoçya'nın da resmi bir marşı olmadığını fakat flower of scotland'ın halk nezdinde scotland the brave'den daha çok tutulduğunu,
ispanya, bosna-hersek ve san marino milli marşlarının resmi sözleri olmadığını,
buna karşın ispanya marşının en eski milli marş olduğunu,
isveç marşının da resmi olarak kabul edilmediğini,
israil milli marşı hatikvah ile aynı sularda yazılan bedrich smetana eseri
der moldau/vltava'nın italyan halk şarkısı la mantovana'dan esinlendiğini,
stravinsky'nin abd, çaykovski'nin alman, berlioz'un fransız milli marşlarına orkestrasyon yaptığını, liszt'in de bu marşı piyanoya aktardığını,
elgar'ın ise chopin'in cenaze marşı'nı orkestraya uyarladığını,
mozart'ın avusturya, haydn'ın almanya, gounod'un ise vatikan milli marşlarını bestelediğini,
glenn gould'un birleşik krallık ve abd milli marşlarına tek yorumda mash-up yaptığını,
avrupa birliği marşı için beethoven 9. senfoni'yi düzenleyen herbert von karajan'ın 1972 tarihli the anthems albümünde istiklal marşı'nı da seçkisine dahil ettiğini, bizim marşımızın orkestrasyonunu 1932'de edgar manas'ın yaptığını,
verdi'nin inno delle nazioni eserinde birleşik krallık, italya, fransa marşlarına yer verdiğini, arturo toscanini düzenlemeli ve yasaklı hymn of the nations filminde bunlara abd marşının da eklendiğini ve filmin başında verdi'nin jean de florette ve manon des sources temalarına hayat verecek eseri la forza del destino'nun da duyulabileceğini,
italyan milli marşı il canto degli italiani'nin bestecisi goffredo mameli'den ötürü inno di mameli olarak da anıldığını,
galler milli marşı'nın bestecisinin adının james james olduğunu, sözlerini de babasının yazdığını,
kuzey mariana adaları milli marşı'nı iki kardeşin yazdığını,
burkina faso milli marşı'nı ülkenin eski başkanının, cook adaları'nınkini ise gelecekteki başbakanının bestelediğini,
falkland adaları gayriresmi milli marşı bestecisinin öğretmen, isviçre milli marşı'nınkinin ise keşiş olduğunu,
f1 araç motorlarından türlü milli marşların duyulabileceğini,
elton john'un abd milli marşı performansını nette bulabilirken birleşik krallık için yorumunu bulamayacağınızı,
hendrix, vai, mustaine, wylde, schon, schenker, slash, malmsteen, satriani gibi virtüözlerin abd marşına solo attığını, en iyisinin pek tabii ki joe satriani olduğunu,
julie andrews'in 13 yaşında god save the queen yorumladığını,
kraliçe başa geçmese idi marşı god save the king olarak dinleyeceğimizi,
taç giyme törenlerinde çalınan zadok the priest'in uefa şampiyonlar ligi marşı olarak kullanıldığını,
ole ole ole başlığının daha yeni açıldığını,
gerçekleri tarih yazar tarihi de galatasaray marşı'nın sezen aksu parçasından apartıldığını,
lili marleen'i en güzel vera lynn'in okuduğunu, pink floyd güzelinin 98 yaşında ve hala hayatta olduğunu,
zülfü livaneli eseri "özgürlük"ün deniz ünel italyanca yorumunun rai-1'de 2006 yılında ödül kazandığını, bundan bir yıl sonra yarışma geçmişindeki 700 şarkı arasından en sevilen 2. eser seçildiğini,
izmir marşı'nı saksonya devlet orkestrası şefi kurt striegler'in bestelediğini,
gençlik marşı'nın felix körling, tre trallande jäntor şarkısından aranje edildiğini,
tsk armoni mızıkası olmasa türk marşlarının nette tam takım bir kaydını bulamayacağınızı,
güzellik yarışmalarında duyduğunuz müziklerin çoklukla the alan parsons project'e ait olduğunu ve tüm bu bilgilerin fazlası ile (bkz: ulusal ve törensel marşlar veritabanı) derlemesinde yer aldığını, burada okuyana kadar fark etmediğinizi ve tüketim düşkünü tembel bir birey olarak o derlemeyi açıp incelemek yerine bu entry'i bir kenara saklayıp onun da içini okumayacağınızı ve bizim bunu sizden önce bildiğimizi biliyor muydunuz?
60 21.02.2015 22:25 kolombre
su uyur düşman uyumaz sözündeki suyun taa islamiyet öncesinden gelmesi. ordunun komutanlarına subaşı yani askerlerin başı denildiği için atasözün de "asker uyur düşman uyumaz" anlamına gelmesi.

evet, mağaramdan bugün çıktım. bunu öğrendikten sonra da gittim ılık bi' süt içtim. şimdi türk islam devletlerindeyim.
5 10.12.2013 20:46 ~ 05.01.2014 21:03 seferogullarinin pasasi ibo
1928'de yapılan taksim cumhuriyet anıtı'ndaki heykeller arasında 2 sovyet generalin de bulunması. bunlar kurtuluş savaşı esnasında bize fiili destek veren general mihail vasilyeviç frunze ve general kliment yefremoviç voroşilov imiş.

selam olsun size.
7 07.05.2014 16:13 balkanlardangelensogukhavadalgasi
hiç beyzbol oynanmadığı halde, dünyada en çok beyzbol sopası satılan dördüncü ülke, türkiye'dir.
24 07.07.2015 04:15 dayibey
beyazıt kulesi’nin ışıkları; mavi yandığı zaman havanın ertesi gün açık olacağını, yeşil yandığı zaman havanın ertesi gün yağmurlu olacağını, sarı yandığı zaman havanın ertesi gün sisli olacağını, kırmızı yandığı zaman ise havanın ertesi gün karlı olacağını bildirmekteymiş.
29 10.08.2015 16:13 oylemelesineinsann
eğer biyolojimiz bir milyon yıl yaşayabilmemize olanak sağlasaydı ve bunu isteseydik, riskleri değerlendirişimiz çok farklı olurdu. örneğin, yolda karşıdan karşıya geçmemek gibi bir alışkanlığımız olurdu, çünkü 500.000 yıl boyunca her gün bir kez karşıdan karşıya geçerseniz, size mutlaka bir kez otomobil çarpacaktır.

doğal seçilim nasıl gözlerimizi elektromanyetik dalga boylarını değerlendirmek üzere yapılandırdıysa, beyinlerimizi de olasılık ve riski değerlendirmek üzere yapılandırmıştır. insan yaşamında yararlı olabilecek olasılık dışılıklar aralığı içerisinde, risk ve olasılığa ilişkin zihinsel hesaplamalar yapabilecek donanıma sahibiz. bunlar, boğaya bir ok attığımızda bize saldırması, fırtınada tek başına duran bir ağacın altına sığındığımızda yıldırım çarpması ya da nehri karşıdan karşıya geçerken boğulma mertebesindeki risklerdir. bu kabul edilebilir riskler bizim birkaç on yıl süren ömrümüzle uyumludur.

evrim beyinlerimizi yaşam süresi yüzyıldan az yaratıklara uygun, öznel bir risk ve olasılık dışılık bilinciyle donatmıştır. atalarımızın hep risk ve olasılıklar içeren kararlar alması gerekmiştir; bu yüzden de, doğal seçilim, beyinlerimize, olasılıkları kısa ömür beklentimiz temelinde değerlendirecek donanımı sağlamıştır.
22 22.04.2014 15:05 i was made for you
mahir ünsal eriş'in twitter hesabından paylaştığı yanlış kullanılan kelimeler örnekleri. aşağıya bırakıyorum efenim. yenilerini ekledikçe editlerim.

"kaale/kaile/gaale" almamak kullanımları yanlış. doğrusu, "kâle almamak". kâl arapçada söz demek. "sözünün etmeye değmez bulmak" anlamında.

"sütyen" kelimesinin kullanımı yanlıştır. doğrusu "sutyen"dir. fransızcada destek olmak anlamındaki "soutenir" fiilinden gelir.

"muhatap" hitap edilen demektir. tek t ile yazılır. ve aslında doğru kullanımı "biriyle" değil "birine muhatap olmak" ya da "birini muhatap almak" şeklindedir.

"zaar, zair hatta zere" olarak kullanılan sözcüğün doğrusu "zahir"dir. zahir arapçada görünen demektir. "görünen o ki" anlamında.

"umarsız", umursamaz değil çaresiz demektir.

"devşirmek", dönüştürmek değil, toplamak demektir.

"mütevazi" alçakgönüllü değil paralel demektir. alçakgönüllü anlamına gelen "mutevazı" (ı'yla)

"taktir" beğenme, değer verme değil damıtma demektir. beğenme anlamına gelen "takdir"

"müptezel" bağımlı, keş değil, değersiz, ayağa düşmüş demektir. bağımlı anlamına gelen "müptela"

"mahsun" hüzünlü değil, güzel demektir. hüzünlü anlamına gelen "mahzun"

"eşgal" dış görünüş demek değil, işler, meşguliyetler demektir. dış görünüş anlamına gelen, "eşkal" (şekl'in çoğuludur)

"mahsur" sakınca değil, kuşatılmış, çevrilmiş demek. (hisar ve muhasara ile aynı kök) sakınca anlamına gelen sözcük, "mahzur"

"dalalet" işaret, kılavuzluk değil sapkınlık demek. işaret ya da kılavuzluk anlamına gelen "delalet"

"naif" ince, duygulu, hassas değil, saf, acemi, deneyimsiz demek. duygulu anlamına gelen "nahif"

"mevhum" kavram, olgu değil, vehmedilen, sanılan demek. kavram anlamına gelen sözcük "mefhum"

"hunharca" coşkuyla, şiddetle değil vahşice demek. hun+har farsçada kan+yiyen anlamına gelir.

"mürteci" sığınmacı değil, gerici, geriye dönen demek. sığınmacı, ilticacı anlamına gelen "mülteci"

"pervasız" utanmadan, sıkılmadan, cüretle değil korkusuz anlamına gelir. farsçadan dilimize gelen perve sözcüğü korku demektir.

ölü, ölmüş anlamına gelen sözcük "mefta" değil "mevta"
229 02.05.2017 11:32 ~ 03.05.2017 18:13 kirlangicyuvasindakikadin
santrfor'un, center forward'dan geldiğini farketmek.
36 14.02.2011 12:09 petrol kalemi
https://eksisozluk.com/…3151?a=find&keywords=ziraat
04.02.2014 01:42 no frost
sabit durduğunuzu farz ettiğinizde dahi korkunç hızlarla hareket etmektesiniz ( evrende sabit varsayılan bir noktaya göre )

dünya saatte 1.670 km. hızla kendi ekseni etrafında döner.

dünya güneşin etrafında saatte 107.000 km hızla dönüyor.

güneş kendi ekseni etrafında saatte 70.000 km hızla döner.

güneş sisteminin samanyolu galaksi merkezi etrafındaki dönüş hızı saatte yaklaşık 720.000 km.

samanyolu galaksisinin uzay içindeki hızı ise saatte 950.000 km.

en baba uçak, en baba yarış arabası saatte kaç km hızla gidiyor ?

bunu düşünürken başı dönmeyen beri gelsin.
devamını okuyayım...
26 15.12.2014 13:28 ~ 13:50 bilmek lanetlenmektir
pass a port.
10 06.12.2013 01:38 ego masturbatoru
bildiğiniz üzre akademik makale yazımlarında insanın ruhunu emen iki olay vardır. bunlardan bir tanesi literatür taraması yazmak diğeri ise kaynakça içeriğini hazırlamaktır. işte bunlardan kaynakça hazırlamak için, en azından benim gözümden kaçan, bi' yol varmış.

mesela, konumuz ekşi sözlük olsun: https://goo.gl/qfaeko

listelenen makalelerin altında "alıntı yap" diye bi' kısım var görüldüğü gibi, ona tıklandığında hangi format isteniyorsa hatasız bi' şekilde koyuveriyor önümüze kalıbı. tişikkirlir giigli.
321 10.12.2015 19:15 bilinmez bir yazar
silginin doğada 300 yılda sınıftaysa 10 dakikada kaybolması.
8 02.10.2013 00:32 sosyal yalniz
sahra çölü'nün bundan yaklaşık 15bin yıl önce dünyanın en yeşil bölgelerinden biri olması... hazar denizi'nden daha büyük tatlı su gölleri, bu gölleri bir birine bağlayan nehir ve şelaleler, her santimetre karede ormanlar, ağaçlar...

tüm bu tabloyu oluşturan ise afrika musonları. afrika musonları dünyanın eğimine bağlı olarak oluşuyor. 15bin yıl kadar önce dünyanın eğimi 22 derece yakındı. (şu anda 23) zamanla bu eğim 24 dereceye kaydı ve bu musonlar kayboldu. yağışların azlığına paralel olarak ağaçlar kurudu, göller ve nehirler kayboldu. her yer çöle döndü.

bundan yaklaşık 15bin yıl sonra dünyanın eğimi yeniden 22 dereceye dönecek. ve insanlar izin verirse sahra çölü yeniden göllerine, nehirlerine, ormanlarına kavuşacak.
11 20.07.2014 13:24 sibrizzio
su altında duyma işleminin kulaklar ile değil, sadece kemik iletimi ile mümkün olduğunu öğrenmek yeterlidir.

devamında; su altında müzik dinleme işlemi için swimp3 player adında bir ürünün olduğunu, bu ürünün normal mp3 player gibi kulaklara değil, elmacık kemiklerine takıldığını bu sayede: su üzerinde iken dahi kulağınız ile duyamayacağınız kalitede müzik dinleme lüksü yaşattığını öğrenirsiniz.
42 25.12.2012 18:47 bir kac yazar once
internetten yeni birşeyler öğrenmek için 36 adet site olarak da karşımıza çıkabilir bu şeyler.

öncelikle kaynak belirterek başlayayım;

kaynak

online ders içeriği sunan siteler

edx?—?dünyanın önde gelen üniversitelerden online dersler

coursera?—bedava online ders içerikleri

coursmos?—?mikro ders sitesi

highbrow?—?mailinize gelecek şekilde ayarlanabilen ders içerikleri

skillshare?—?yaratıcılığınızı sınayan ders içerikleri

curious?—online video dersleri

lynda.com?—?teknoloji ve iş hayatı ile ilgili dersler

creativelive?—?uzmanından dersler

udemy?—?gerçek hayat becerilerinin öğretildiği bir başka ders sitesi

kodlama

codecademy?—?bedava, interaktif eğitim sunan kodlama sitesi

stuk.io?— sıfırdan kodlama öğrenmek isteyenler için

udacity?—?bu site de derece veriyormulş

platzi?—?kodlama ve tasarım üzerine

learnable?—?web tasarım ve geliştirme üzerine

code school?— adından belli sanırım

thinkful?—?burada 1e1 eğitmenler yardımcı oluyormuş (beleş değildir)

code.org?—?açıklamaya gerek duymuyorum

baserails?—?bir başka site

treehouse?—?html, css ve iphone app siteysi

one month?— 1 ayda öğreteceğim diyor adam

dash?— web sitesi yapma

data ile çalışma

datacamp?—?online eğitim videoları ile

dataquest?— data analiz bilimini tarayıcınıza getiriyormuş

datamonkey?— analitik yeteneklerinizi geliştirmek için

yeni dil öğrenmek için

duolingo?—bedava dil öğrenme

lingvist?—?200 saatte öğretiriz diyorlar

busuu?—?bu da dil öğrenmeyi toplu halde yaptırıyor

memrise?—?kelime haznenizi arttırmak için oyunlar, şaklabanlıklar

bilginizi arttırın
ted-ed?—?bilmeyen kalmadı sanırım ted'i

khan academy?—?interaktif bir arayüz ile geniş bir veritabanına sahip

guides.co?— çevrimiçi rehber tarama şeysi

squareknot?—?bir başka site

learnist?—?adından belli sanırım bu da

bonus
chesscademy?—?bilmeyen kaldıysa satranç öğrenme sitesi

pianu?—interaktif olarak piano çalmayı öğreniyoruz

yousician— gitar öğretmeni

edit: çalışmayan bir link editlendi. dosya tasirken kalan tahmini sureye teşekkürler
619 24.08.2015 02:00 ~ 25.08.2015 23:08 cardiac output
çapraz kelimesinin kökenidir.

çep farsçada sol anlamına gelmektedi, rast ise sağ. çep ü rast, sol ve sağ. kalınlaştırırsak çapraz.
32 09.04.2015 18:52 karpuz secen algida secici
slime mold adındaki ya da sınıfındaki mantar türünün, labator ortamında yiyeceğe ulaşmak için labirent çözebilmesi. bahsi geçen arkadaş tek hücreli.
4 24.01.2014 00:44 dorian greyfurt
çocuklar için kullanılan "allah bağışlasın" sözü hristiyan duasıdır.

e: islam'a göre yeni doğan her insan aklı başına gelip günah işleyeceği zamana kadar günahsız ve tertemizdir.

incil'e göre her doğan çocuk günahkar olarak doğar ve affedilmeye ihtiyacı vardır. bu yüzden vaftiz edilir ve "allah bağışlasın" diye dua edilir.
49 29.05.2015 22:06 ~ 23:02 baysungar
tıp tarihinin en kara lekesi: talidomid

alman grünenthal firması 1957’de hamilelerde uyku problemleri ve sabah bulantıları için bir ilaç geliştirdiğini açıkladı ve bu ilacın gebelerde güvenle kullanılabileceğini belirtti. (bkz: contergan) ismi ile piyasaya sürülen ilacın etken maddesi talidomid idi. ilaç

dönemin pazarlama koşulları çok gelişmiş olmamasına rağmen ilaç büyük ilgi gördü ve kısa sürede başta almanya olmak üzere avustralya’ya kadar 46 ülkede dağıtımı ve kullanımı sağlandı. preklinik çalışmalara göre talidomidin ölümcül doza ulaşması pratik olarak imkansızdı ve bu sebeple çok güvenilir olduğu düşünülüyordu.

fakat ilaç kullanılmaya başladıktan sonra tüm ülkelerden sakat doğum oranlarının artması ile ilgili yoğun veriler gelmeye başladı. çocuklar kol, bacak, kulak anomalileri ile doğuyorlardı. firma tüm bunları reddetse de 1961 yılında avustralya ve almanya’daki iki ayrı doktor, birbirlerinden bağımsız olarak talidomid kullanımı ile doğumsal defektler arasında bağlantı olduğunu ispatladılar.

o dönemde 10.000’in üzerinde çocuğun fokomeli denilen ciddi doğum defektleri ile doğduğu söyleniyor. aslında bu iyimser bir tahmin de olabilir. bazı kaynaklarda çok daha fazla sayılarda olduğu belirtilse de o dönemde bunun kesin sayısını belirlemek çok mümkün olmamış olabilir. çok üzücü şekilde şöyle çocuklar doğdu.

bkz 1
bkz 2
bkz 3

bunun sonucunda 1962 yılında talidomid piyasadan çekildi. böyle söyleniyor evet ama aslında ilacın kullanımı tamamen terk edilmedi.
dağıtılan ilaçlar konudan habersiz kişiler tarafından kullanılmaya devam etti. ayrıca 1964’te israilli hekim jacob sheskin ilacı lepralı bir hastasında kullandı ve daha sonra brezilya’da yine lepra tedavisinde yaygın olarak kullanımı devam etti. 1965’ten 1996’ya kadar brezilya’da 33 talidomide bağlı embriyopati vakası kayıtlara geçti. denetimler sıkılaştırılsa da bu vakalar sürekli görülmeye devam etti.

bunun sonucunda tabii ki bu ilacın kesin bir yolla tarihin tozlu sayfalarına yollanmasını bekleriz. fakat pek öyle olmadı. 1998 yılında fda ilacın lepra tedavisinde kullanılmasını onayladı. 2005-2010 arası brezilya’da 100’ün üzerinde talidomide bağlı embriyopati vakası daha kayıtlara geçti. kayıtlara geçti diyorum çünkü gelişmiş ülkeler hariç kayıt dışılığın fazla olduğu, data toplamanın sorunlu olduğu ülkelerde kayıtlara geçenlerden çok daha fazla vaka görülmüş olabilir. daha sonra fda 2008’de bu ilacın multipl myelomda da kullanılmasını onayladı. halen de kullanılmaya devam etmektedir.

tüm dünyada ciddi kullanım oranı yakalayan ve neredeyse bütün ülkelerde anomalili çocuklar doğmasına neden olan ilaç sadece iki ülkede resmi olarak kullanım onayı almamıştır.
türkiye ve abd.
bununla beraber hiçbir talidomid vakası görülmeyen tek ülke türkiye’dir. nitekim abd’de 17 fokomeli vakası görülmüştür. peki anne-babalarımız ya da bazılarımızın dedeleri olabilir emin değilim :) bu faciadan nasıl korundular?

prof. dr. şükrü kaymakçalan (ankara üniversitesi tıp fakültesi farmakoloji kürsüsü) sayesinde. (bazı kaynaklarda ord. prof. süreyya tahsin aygün’ün de benzer çalışmalar yaptığı belirtilmekle birlikte prof. kaymakçalan bu süreçte daha etkin rol oynamış olabilir). prof. kaymakçalan yeterli çalışmaların yapılmadığını belirterek bu ilacın ruhsatlanması için gerekli oluru vermeyeceğini belirtmiş, sağlık bakanlığı da bu ilaca onay vermemiştir.

burada ince bir ayrıntı daha var. abd de bu ilaca ruhsat vermediği halde orada fokomelili çocuklar görülürken bizde görülmemiştir. çünkü bizim ülkemizde eczacılık mevzuatı gereği bir ilaç türkiye’de üretilsin ya da yurtdışından getirilsin refik saydam enstitüsü’nde denetimden geçirilir ve izin alamayan hiçbir ilaç piyasaya sürülmezdi. bu şekilde ruhsat almamış ilaçların tanıtım numunelerinin de ülkeye girişi yasaktı. bu yüzden ülkemizde bu ilaç hiç kullanılmazken abd’de bu mevzuatın olmaması sonucu klinik çalışma adı altında yaklaşık 2000 tablet ilaç tanıtım numunesi olarak ülkede kullanılmış ve 17 fokomeli vakası görülmüştür. (günümüzdeki sağlık politikaları ve sağlık kurumlarının işlevselliğini düşününce bu konuda yazmak istediğim çok şey var :( ama onlar başka bir entry'nin konusu olabilir)

tabi sakat kalanların ailelerine ve kendilerine 1960 yılından beri yüz milyonlarca mark tazminat ödenmiş durumda. halen almanya başta olmak üzere birçok ülkede binlerce talidomid mağduru 50’li yaşlarında yaşamaktalar. mahkeme süreçleri, tazminat davaları halen devam etmekte.
örnek
örnek 2

son olarak grammy ödüllü dünyanın en önemli bass bariton sanatçılarından thomas quasthoff da bir talidomid mağduru.
bkz: quasthoff
146 02.01.2017 12:21 fenerlinash
alzheimer ve bunaklığın basit bir test ile tespit edilebilmesi.

teste sokulan kişiden bir kağıda yuvarlak bir saat çizmesi, saatin rakamlarının düzgün sıra ile yerleştirilmesi ve en sonda da saat 11:10 gösterecek şekilde akrep ve yelkovanı yerleştirmeleri isteniyor.

sonuçta elde edilen şekillere göre puanlama yapılıyor.
örnek çizimler:

1
2
3
4

puanlama yöntemi ise şu şekilde:

1 puan saatin merkezini yerleştirme
1 puan rakamların doğru sıra ile dizilmesi
1 puan rakamların düzgün hat üzerinde dizilmesi
1 puan akrep ve yelkovanın yer alması
1 puan saatin istenen saat ve dakikayı göstermesi

çizilen şekile ve puana göre tanılar konabiliyor.

kaynak
30 16.06.2014 13:56 alebahad
94 yılında quentin tarantino'nun senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı
pulp fiction yani bizim dilimizde "ucuz roman" filminin jack rabbit slim's sahnesinde, tam 9 sene sonra gösterime girecek olan kill bill filminden alıntı, daha doğrusu flashforward yapıldığını belki de şimdiye kadar bir çoğunuz duymamıştır.

jack rabbit slims sahnesi;
https://www.youtube.com/watch?v=a8x2sm0ioj4

1:56 da mia wallace yani hepimizin aynı zamanda kill bill filminden tanıdığı oyuncu uma thurman vincent vega'ya kill bill'deki karakterlerin sırasıyla tanımını yapıyor.

ingilizce bilmeyen okuyucular için biraz daha anlaşılır hale getirmek istiyorum;

"there was a blonde one she was a leader" bahsedilen sarışın liderelle driver
http://www.imdb.com/…acter/ch0001804/?ref_=tt_cl_t4

"the japanese fox was a kung fu master" lucy liu yani o-ren ıshii
http://www.imdb.com/…acter/ch0001802/?ref_=tt_cl_t2

"the black girl was a demolition expert" vernita green bu siyahi kız filmdeki patlayıcı uzmanı olarak bahsedilen vivica a. fox
http://www.imdb.com/…acter/ch0001805/?ref_=tt_cl_t3

"the french fox specialty was sex" yani julie dreyfus'un canlandırdığı
sofie fatale
http://www.imdb.com/…acter/ch0001812/?ref_=tt_cl_t7

ve son olarak ;
"the character i played was the deadliest woman with a knife" kendi oynadığı karakterin eli bıçaklı en ölümcül kadın olduğundan söz ediyor sayın uma thurman
http://www.imdb.com/…acter/ch0001801/?ref_=tt_cl_t1

bonus olarak bir görsel ile iyice anlaşılır hale getirmek istiyorum:
bahsi geçen tüm karakterler
65 20.02.2017 14:57 desade
soma'da bir ton kömür başına maliyet bir dolar artırılsa o ölümler gerçekleşmeyecekti.

tanım: ufku açan değil de vicdanları yaralayan bilgidir.
6 30.10.2014 00:24 ahmetgm
hayattayken, dünya uyuşturucu piyasasının % 90 ını elinde tutan pablo escobarın uyuşturucu karşılığında aldığı ödemelerin yalnızca 20'lik banknotlar halinde olması. bunun sebebi ise paraları tartmanın saymaktan daha kolay olduğu.
21 04.07.2015 15:58 gny13
bütün leşliklere rağmen şu başlık altına hala değerli şeyler girme zahmetine katlanan süper insanlar olması.
6 31.08.2014 00:51 pamplona
kibris'a bir posta gonderdiginizde zarfin uzerine kibris yerine mersin 10 yazmak gerektigi.
12 07.02.2015 12:39 trnntkrng
bu ışid muhabbeti kafamı çok kurcalıyor. daha fazla kurcalamasın diye açtım ne kadar röportaj ve makale varsa okumaya başladım. hepsini okuyamadım tabi ama güzel bilgiler elde ettiğimi söyleyebilirim. uzun bir birikimi yazacağımdan kaynaklar link bazında elimde yok ve bazen öznelerin sayısını net hatırlayamayabilirim. kusura bakmayın. kaynaklardan yüzeysel olarak bahsetmek gerekirse: washington post, financial times, international business times... yani şüphelendiğiniz yerleri google'da aratın uygun linkler çıkar. dikkat ettiyseniz hep batılı kaynaklar. yani "ışid'i hoş gösterelim" gibi bir dert içerisinde değiller. aşağıdakileri bunu unutmadan okuyunuz.

edit: kaynakları aşağıya ekledim.

ışid ve ekonomi

bilmeyen kaldı mı bilmiyorum ama ışid'de bok gibi para var. bünyesinde savaşanların büyük bir bölümüne maaş+ev+araba gibi teşvikler veriyor. örneğin bir röportajda ışid'in eski medya çalışanlarından biri 700 dolar maaş aldığını söylüyor. tabi buna medya bölümünde değineceğiz. diğer maaşlar ise ortalama 400-200 dolar bandında oluyor.

- rehineler ve fidye

tahmin edilenin aksine ışid'in gelirlerinde petrol çok acayip bir yer tutmuyor. yani salt petrolle eylemlerini sürdürememe şansları var. bu sebeple ek yöntemlerden faydalanmaları gerekiyor. bunlardan teki fidye. rehinelerin idam videolarını hepimiz sol frame'de gördük. ben izlemedim gerçi ama izleyen vardır aranızda, yabancı rehinelerin rehin alınmasında büyük ölçüdeki amaç fidye. örneğin fransız hükümeti resmi açıklamalarda teröristlerle kesinlikle pazarlık yapmayacağını söylese de ışid'in fidye için kaçırdığı bir rehineyi veya rehineleri kurtarmak amacıyla resmi olmayan devlet kanallarıyla fidyeyi ödediği söyleniyor ki rehineler kurtuldu mesela. fidye diyince aklınıza 100 bin dolarlık film fidyeleri gelmesin. ışid'in kafasında fidyenin muhattabı devletler. örneğin japon rehineler için istenen fakat japonya'nın ödemeyi reddettiği miktar 200 milyon dolar. japon rehinelerin sonunu hatırlıyoruz.

peki ya öldürülen yabancılar? katledilen amerikalı gazetecinin olayı oldukça iç karartıcı. bize her ne kadar bir gözdağı cinayeti gibi gelse de olay abd hükümetinin fidyeyi ödememesiyle meydana geliyor. annesinin de garip açıklamaları var bu konuda. durumu fazlasıyla kabullenmiş halde, sesi sedası çıkmıyor. bu noktada türk rehinelerin nasıl kurtulduğu ve bu konuda ne gibi tavizler verildiği konusunda düşünmek serbest.

- tarihi eserler

belki de içimizi bir nebze rahatlatacak tek konu bu tarihi eser meselesi. ben okuduğumda ufkum iki katına çıkmıştı ve açıkçası ışid'in işleyişiyle alakalı olarak beynimi açmıştı. ışid sadece replikaları yıkıyor arkadaşlar. orijinal eserler satılıyor. peki kime satılıyor? hiçbir fikrim yok. arap şeyhleri olabilir, batılı zenginler olabilir. yani gelirlerinin büyük bir kısmını da tarihi eser kaçakçılığı oluşturuyor. taşıması zor eserleri parçalara ayırarak taşıyor ve o şekilde satıyorlar.

- bağışlar

bu ufku iki katına çıkaran bir şey değil, üzerinde çok durmayacağım. öküz gibi bağış topluyorlar. gerek arap şeyhlerinden, gerek ortak çıkarlara sahip batılı zenginlerden. sürekli bir bağış akışı var.

ışid ve medya

- medyanın ışid içerisindeki önemi

geldik ışid'i diğer terör örgütlerinden ayıran en önemli kaleme. medya. ışid içerisinde savaşçılardan çok daha önemli görülüyorlar. eski bir medya çalışanı "emir" muamelesi gördüklerini söylüyor. sonsuz bir saygı var. savaşçılar kendilerine imrenerek bakıyor.

maaşları vesaire de bu önemi belli ediyor zaten. ışid'e vergi ödemiyorlar. 700 dolar maaş ile başlıyorlar ki bu rakka gibi bir bok çukurunda büyük para. yeni medya elemanları önce savaş eğitiminden, sonrasında ise detaylı bir medya eğitiminden geçiyor. bu medya eğitimi temel bir eğitim değil, spesifik bir eğitim. spesifik olarak medya ve ışid göz önünde bulundurularak verilen teknik bir eğitim.

- ışid videoları nasıl bu kadar kaliteli?

az önce bahsettiğim eğitimin ötesinde bu medya çalışanları adıyaman'dan ışid'e katılan türkler değil. hepsi ışid tarafından teklif götürülen medya profesyonelleri. nerdeyse tamamı yabancı. yabancı dediğimi yalnızca batılı olarak algılamayın. foreigner diyeyim.

düzenli olarak türkiye üzerinden medya ekipmanları getirtiliyor ve bunlar hayvani ekipmanlar. hatta kendisine teklif götürülen bir adam sanırım financial times röportajı falandı, "ekipmanları gösterdiler aklım çıktı, bizde böyle ekipman yok" diyor.

2014 yılında 160 suriyeli askerin idam görüntülerinde 10 kameraman çalışıyor. demek istediğim şu, "halife"nin en önem verdiği şey medya ve bunu için hiçbir şeyi esirgemiyor. medya daha fazla ışid'e katılım demek, varolan askerlerin daha da gazla savaşması demek. adamlar bir video çekiyor 10 gün konuşuyoruz. bir de radikal islamcının gözünden düşünün. gider ışid'e katılır.

- rehineler neden tepkisiz?

kafaları kurcalayan en önemli sorulardan biri bu. ekşi'de de çokca yazılıyor ilaç verdiler, ölüm korkusundan psikolojileri gitti vb. gerçek ise şu: rehineler öldürüleceklerini bilmiyorlar.

ortaya çıkan videolar tek seferde çekilmiyor. az önce anlattığım medya tayfası en iyi görüntüyü yakalamak amacıyla birçok çekim yapıyor, birçok denme çekimi yapıyor. yani o rehineler atıyorum 1 ay boyunca çekimden çekime götürülüyor. bu bahsettiğim rehineler toplu katliama maruz kalan suriyeli, ıraklı rehineler değil, ışid'e politik avantaj sağlayabilecek rehineler.

türk bir gazeteci rehin alınmıştı hatırlarsanız. ışid'in kendisine türk olduğu için iyi davrandığını söylüyordu. sonrasında kitap falan yazmıştı. olayın türk olmakla çok alakası yok. demin bahsettiğim adam şöyle diyor "bizim amacımız rehinelerin güvende olmasını sağlamak, onları rahatlatmak." japon rehineler vardı hatırlarsanız, bu arkadaş diyor ki "ona sıkça bizden biri olduğunu söylüyorduk, hatta zamanla arapça bir isim bile vermiştik, abu saad. bu isimle kendisine hitap ettiğimizde bizden biri olduğunu düşünüp rahatlıyordu." ya hatta bu tekrar tekrar çekimlerin ötesinde, jihadi john'un replikleri için hazırlanan cue cardlardan (replik kartonları) bahsediliyor. rehinelere sıkça "bizim senle bir sorunumuz yok, sen bizim misafirimizsin, bizim işimiz devletinle" diyorlar. bu da fidye durumunu destekler nitelikte. yani arkadaşlar o bıçak o rehinenin boynuna "seni öldürmeyeceğiz, sen de bizdensin abu saad"lar eşliğinde 100 kere dayanıyor. eski ışid'linin sözlerine dönersek "nihayetinde öldürüleceklerini biliyordum fakat bu şekilde onları kontrol etmek işleri çok daha kolaylaştırıyor."

özetle rehineler hiç beklemedikleri anda öldürülüyorlar.

eyyorlamam bugadar.

edit: bu rehine muhabbeti ile alakalı olarak argo filminde bir sahne vardı, abd'li elçilik çalışanlarını bodrum kat gibi bir yerde dizip kurşuna diziyor gibi yapıyorlardı. mermisiz prova bir nevi. tabi rehineler bunu bilmedikleri için ödleri kopuyordu.

kaynakça

-ekonomi
tarihi eserlerin sırrı
genel ekonomi
fidye ödenmemesi sonucu öldürülen bir ingilizin hikayesi

-medya
sakin rehineler
ışid medyası

son olarak 2014 yılında vice tarafından çekilmiş bir ışid belgeseli. kanlı bir video değil, 1 sahnede bikaç tane ölü gösteriyorlar sanırım.
132 06.12.2015 00:56 ~ 30.01.2016 21:47 do ut des
lisede sana annen-baban, rehber öğretmenin, dayın, emmin, halan, yengen tarafından kasıtlı veya kasıtsız olarak dayatılan, garanti para kazanırsın, prestijin olur, rahata erersin denilen mesleklerin aslında hiç de öyle seni rahata ve refaha kavuşturmayacağıdır.

çok geç oldu ama öğrendim. ufkum iki katına çıktı mesela. askere git dediler gittim. orada sekiz katına çıktı. daha da bir ufuklandım. sonra iş aramaya koyuldum. yüzüncü başvurumda mülakata çağırıldım. onca yıllık eğitime 1200 lira teklif ettiler. onaltı katına çıktı ufkum. daha sonra büyük şehirde yaşama hayali kurarken çok küçük bir şehirde hatta nahiyede yaşama olasılığım ortaya çıktı ufku atmışdörde katladım mesela.
9 11.11.2014 19:51 el cancer del besiktas
insan beyninin işlem gücü ve depolama kapasitesine sahip bir bilgisayar 10 terawatt enerjiye ihtiyaç duyuyorken insan beyninin sadece 10 watt enerjiyle çalışıyor olması. verimlilik bu olsa gerek. *
17 05.12.2014 02:49 ~ 02:55 mr sherlock
eski dönem amerikalıların idamındaki ölene kadar asılır zorunluluğu.

cezanın ilk hali sadece asılmakmış. zamanında birini sallandırmak için ipe çıkarmışlar. avukatı olabilir, biri sehpaya koşarak elemanı omuzlarına almış, ölümden kurtarmış ve astıysanız astınız ceza uygulandı demiş. eleman ölüm cezasından böylece yırtmış. daha sonra kongre maddeyi, mahkum ölene kadar asılırolarak değiştirmiş.
11 20.09.2014 23:57 ed gein jr
anne sütünün içeriğinin, bebeğin hastalandığı dönemde kendi kendine değişmesi.

''ee ne alaka?'' demeyin hemen. bu ne anlama geliyor biraz onu açıklayayım. 2013 yılında, ''clinical and translational immunology'' adlı bir çalışmayla, bebeğin ihtiyaçları doğrultusunda anne sütünün içeriğinin değiştiğini, annenin meme uçlarında bulunan reseptörlerle bebeğin tüküründeki virüs ve bakteri gibi patojenlerin taramasının yapıldığını ve bebeğin ihtiyacı olan antikorların süte çarçabuk dahil edilerek bebeğe aktarıldığını kanıtlayan testler yapılmış.

mallory smothers adlı iki çocuk annesi bir kadının 14 şubat'ta facebook'ta paylaştığı bir fotoğrafta da olay şöyle gelişiyor: 11 şubat perşembe günü çocuğunun öksürüp hapşırdığını, ateşinin olduğunu -dolayısıla grip olduğunu- farkeden anne, o gece sütünü pompalayıp ('sağıp' mı demeliydim bilemedim) yatıyor, ertesi akşam da (her zaman yaptığı gibi) alıyor sütünü. fakat 12 şubat'ta gelen sütün hem daha çok geldiğini, hem de normalden daha yoğun olduğunu farkeden anne bu iki sütü yanyana koyup fotoğraflıyor. aradaki fark gözle görülecek düzeyde.

insan bedeninin ve tabii ki 'anneliğin' akıl almaz olduğunu biliyordum ama bu şaşırtıcı oldu benim için.

kısa zamanda yetmiş bin'den fazla kişi tarafından paylaşılan bu ''durum güncellemesi'' burada

besyaprakliyonca'dan gelen edit: ''anne sütü çocuğa göre kendini sürekli günceller. sadece hastalıkta da değil. yaşına göre de günceller. prematüre bebeklerin sütleri onlara göredir. bunun araştırmasını yapmıştım, misal çocuğun içtiği süt miktarı mı arttı? vücut 2-3 gün içinde miktarı ona göre ayarlıyor.''
106 25.02.2016 11:00 ~ 13:52 remineralizasyon
öldükten sonra vücudumuzda neler olur?

öldükten yaklaşık 30 dakika içerisinde, vücutta refleks diye bir şey kalmıyor.
gevşeyen kaslar dolayısıyla ağız ve göz kapakları açık kalıyor. boşaltım sistemi tamamen gevşiyor, idrar ve sperm akıntısı oluşuyor.
ölümün gerçekleşmesinden 24 saat sonra vücut çürümeye başlıyor.
solunumun durması bakteriler için işaret oluyor ve çalışmaya başlıyorlar.
ilk çürüyen organlar ise göz, beyin, mide ve bağırsaklar. ceset şişman ise daha çabuk çürürken, tuzlu suda boğulanlar daha geç çürüyor.
en geç çürüyen kısımlar ise kalp, mesane, böbrek ve rahim. rahmin çürümesi aylarca sürüyor.
ilk çürüyen yer olan mide ve bağırsaklarda bakteriler yoğun çalıştıkları için hızla gaz ortaya çıkıyor. bu gaz, karın bölgesinin şişmesine sebep oluyor. derinin üstü yanık gibi su toplarken, vücutta biriken sülfür yüzünden renk siyaha dönmeye başlıyor.
günden güne şişen karın patlıyor ve göğüs çöküyor.
bu olay mezar üstünden duyulabilecek kadar sesli olabiliyor.
ortalama 4 yıl sonra insan tamamen kemik haline dönüşüyor.

güzelliğin, yakışıklılığın, zenginliğin, kibirin, malın mülkün, makamın mevkin nerede?

yeryüzünde kasıntı bir şekilde gezen, küçük dağları ben yarattım egosuna sahip olan, insanları küçücük beyniyle aşağılamaya çalışan, hayatı statü ve dünyada kazanacağı geçici başarılara odaklayan her o kibirlinin sonu budur.

paranın satın aldığı insanların sonu budur.

mevkiye gelmek için karakterini satan, çevresini ezen, zulme uğrayan insanların üzerine basarak bir şeyler elde etmeye çalışanların sonu budur.

güzelliğiyle, hayatı boyunca makyaj/süse adanan, cildi kurumasın diye her gün özenle kremlenip yumusatilan bedenin sonu budur.

hayatını fitness salonlarında ayna karşısında kaslarına bakarak geçiren, tek hedefi vücut büyütüp bununla instagram'a foto atan kişilerin de sonu budur.

çalışın, başarılı olun, insanlığa fayda verin ama hayatı buyutmeyin. kendinizi buyutmeyin.

zira elimizde yaptığımız erdemlerden başka bir şey kalmayacak.
165 14.10.2016 12:58 ~ 13:03 sidon
byrda reklami yapilan hearthmath enstitusu sarlatan bir enstitüdur. sizi kalbim yonettigine dair calismalari da hatali deneylerdir ve ne garip ki onlardan baska kimae ayni sonucu bulamamistir.

reklami yapilan diyorum, cunku bu sarlatanlar ürün de satıyor sevgi adina.

https://www.sciencebasedmedicine.org/…seudoscience/
5 13.08.2015 07:18 lecagot
dünyadaki bütün kitapların toplam sayfa sayısının 8'in katı olmasıdır. o kitap bitimindeki boş sayfalar, efendime söyleyeyim notlar yazmalar filan boşuna değilmiş. matbaa sahibi arkadaşım söyledi de sapık oldum saya saya, şu ana kadar yanıldığı olmadı.

ekleme: ben de denedim olmuyor, ya da nasıl oluyor da 8'in katı oluyor deyip mesaj atanlar için;
alışıldık kitap boyutu, mezurem yok ölçemedim, aslında 8 kat büyük kağıda basılıyor ve baskıda 8'e bölünüyor, burada sorun yok. ulan acaba yanlış bir genelleme mi bu dedim, enteresan boyutta bir kitapta denedim, tutmadı, kendi kendimi göt ettim affedersin.
37 01.02.2011 14:38 ~ 02.02.2011 00:02 sicarken aklima geldi
uğur böceğinin adı neden uğur böceği?

uğur böcekleri şu ara tarımda biyolojik savaşta kullanılan birer silah. mesela tarlaya ektiğimiz bir çok bitkideki yaprak bitlerini yiyerek ya da yanlarına gittiklerinde salgıladıkları feromonlarla bitlerin kaçmasına neden olarak bitkinin veriminin artmasını hiç bir kimyasal kullanmadan sağlıyor.

işte bundan yıllaar yıllaaar önce çiftçilerimiz tarlalarında bu böcekleri ne zaman görseler o sene verimin çok fazla olduğunu farketmişler. bunun üzerine o böceğin uğur getirdiğine inanmışlar ve olmuş size uğur böceği.
48 30.06.2016 13:28 ziplayanpilatestopu
şahan gökbakarın berrak tüzünataç'la olan ilişkisini öğrenmemdir.
ufkum açıldı, kendime özgüvenim geldi yeminlen.
3 01.02.2011 12:31 mmn
hayvanlarin da yalan soyleyebilecegi gercegi.

isaret dili ile konusmayi ogrenen goril koko bakicisina yalan soylemis. yaptigi bir kabahat yuzune vuruldugunda sucu kediye atmis.
(bkz: konusan goril koko)
7 22.04.2013 08:47 congratulationsyouwon
mimarlık okumaya başlayana kadar "babil'in asma bahçeleri"ndeki "asma"yı meyvesi üzüm olan bitki sanıyordum.
orjinalinin "hanging gardens of babylon" olduğunu öğrendiğimde ufkum iki katına çıkmıştı, evet.
12 16.05.2013 14:13 magia
beynin dünya üzerindeki en ilginç yapılardan biri, belki de en ilginci olması.

beyin ile ilgili çeşitli yanlış bilgiler vardır, mesela beynimizin çok azını kullandığımız bilgisi bir yalandır. beynimizin her kısmını kullanırız. sürekli kullandığımız kısımlar zamanla daha çok gelişirken, kullanmadıklarımız körelir. ama yine de kenarda bir yerlerde elbette dururlar.

örneğin, taksicilerde beynin yer-yön bulma ile ilgili kısmının daha geliştiğini görürüz.

beynin her bölgesi kendi içinde özelleşmiş durumdadır. beynimizin konuşma merkezi, görme merkezi, tat alma merkezi gibi yerleri mükemmel bir şekilde konumlaşmıştır. bu bölgelerin hasar görmesi konumunda bazı hastalıklar meydana gelir.

beynin sırrını çözme konusunda en önemli bulguları bu hastalıklar veya deneyler sayesinde öğreniyoruz. en ilginç bulduklarımı bu entry üzerinden yazmak istiyordum; ama, hepsini birden yazmak entry'i okunamayacak kadar uzun yapacağı için bugün kişilik konusu üzerinden 2 önemli olaydan bahsetmek istiyorum. zamanla başka ilginçliklerden bahsederim.

kişiliğimiz ve karakterimiz ile ilgili pek çok tartışma yıllardır süregelmektedir. bu konu ile ilgili önemli hastalıklar bulunmaktadır. bunlardan belki de en çarpıcısı phineas gage sendromudur. demiryolu işçisi olan gage normalde uyumlu, iyi huylu bir insandır. ancak bir gün bir demir parçasının beyninin sol ön lobundan geçmesi suretiyle ciddi bir kaza atlatır. ancak kazadan sonra halen hayattadır ve önemli bir sakatlık geçirmez. zamanla fark edilir ki gage, eski iyi huylu hali yerine hırçın ve sinirli bir kişiliğe sahip olmuştur. buna kazanın sebep olduğu anlaşılır, bu kaza tıp tarihinde çok önemli bilgilerin elde edilmesini sağlamıştır.

kişiliğin doğuştan mı geldiği, yoksa sonradan mı kazanıldığına dair yine pek çok tartışma vardır. bununla ilgili yine çok çarpıcı bir olay olmuştur. beni en çok etkileyeni anlatmak isterim. 1965 yılında david reimer ve ikizi brian kanada'da dünyaya gelir. bu ikiz kardeşlerin idrar yollarında bir hastalık meydana gelir. doktorlarının yanlış tedavisi sonucunda david'in cinsel organı oldukça zarar görür. bu yüzden onu başka bir hastaneye götürürler, o hastanede bu kimlik, kişilik tartışmalarıyla ünlü bir doktor olan john money ile görüşürler. morey'e göre, cinsiyet çocukken öğrenilen; doğuştan gelmeyen bir şeydi. bu yüzden morey için de bulunmaz bir fırsat doğmuştu. zaten david'in cinsel organını onarmak yerine, cinsiyetini değiştirip genital bölgesini yeniden yapılandırmak daha kolay bir yol gibi duruyordu.

alınan karar neticesinde david'in cinsiyeti değiştirildi. david'in ailesine david'i kız olarak büyütmesi tembih edildi ve buna yönelik tedbir alındı, hatta adını da brenda olarak değiştirdiler. john money de bizzat bu duruma destek verecekti. elbette tezini kanıtlamak adına zamanla deneyler de yaptıracaktı ve kişilik olgusunun doğuştan gelmediğini kanıtlayacaktı.

ancak, bazı sakıncalı durumlar da meydana geldi. örneğin, david'in cinsel kimliğini tanıması için onu bazen çıplak bırakıyorlardı. aynı şekilde bacaklarını açtırmak gibi davranışları onu kız olduğunu öğretmek için işin bir parçası olarak yapıyorlardı.

işler yolunda gidiyordu. money araştırma notlarına iyi şeyler yazıyordu. ancak, ailenin doktora durumu iyi göstermek için yalan söylediği ortaya çıktı. aile ise bunu bilerek yapmıyordu, sadece çocuklarının iyi olduğunu kendilerine inandırmak için bir savunma mekanizması geliştirmişlerdi.

deneyin akıbeti ise, zamanla trajedik bir hale gelmeye başladı. david'e dayatılan kız elbiseleri, kız oyuncakları ve enjekte edilen hormonlar, onu dişi olarak büyütmeye yetmedi. bunun sonucu olarak da, david daha 13 yaşındayken intihara meyilli bir hale geldi. ailesine eğer onu doktora götürlerse intihar edeceğine dair tehditlerde bulundu. david, kendini bir dişi olarak görmedi ve brenda olarak değil, david olarak tanımlamaya başladı.

david, 37 yaşına geldiğinde tekrar bir ameliyat geçirerek erkek oldu. yine bir sürü hormon tedavisi, ameliyat geçirdi. jane adında bir kadınla evlenerek 3 çocuğun üvey babası oldu.

yine de, bu olaylar ailenin sağlıklı bir şekilde ayakta kalmasına yetmedi. david'in ikiz kardeşi brian, bu travmatik deneylerin de etkisiyle şizofreni hastası oldu ve sonrasında aşırı dozda antidepresan kullanımı sonucu 2002 senesine hayatını kaybetti. david ise uzun süre işsiz yaşadı ve kardeşinin ölümüyle büyük bir travma geçirdi. hormonal olarak da alt üst olan dengesi bir türlü tekrar sağlanamadı. sonrasında ise 2004 senesinde bir manavda kensini vurarak intihar etti.

sonuç olarak, bu ve birçok araştırma ile birlikte belki de bazı cevaplar bulunsa da, bir ailenin geleceği ile oynandı. bu bakımdan, araştırma yaparken de her türlü koşula dikkat edilmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıktı.

özet:

kişiliğimiz beynimizin ön lobunda depolanır. bu lobun zarar gördüğü durumlardan biri phineas gage sendromudur ve bu insanın kişiliğinde büyük değişiklikler olduğu ortaya çıkmıştır.

kişiliğimizi değiştiren çevresel etkenler olsa da, doğuştan gelen bir kişiliğimiz vardır. bunu ne kadar gizlemek isteseler de, david reimer'ın acı hikayesinde bu değiştirilememiştir.

araştırma ve deney yaparken, onun akıbetini ve insan hayatı açısından nasıl bir sonuç doğuracağını tüm yönleriyle düşünmek gerekir. böylece david reimer ve ailesinin yaşadıkları bir daha yaşanmaz.

kullandığım kaynaklar:
http://www.evrimagaci.org/fotograf/73/3238
https://tr.wikipedia.org/wiki/phineas_gage
51 03.08.2015 16:28 cp3
ufku değil de bazen sinir kat sayısını 4'e, 5'e katlayan şeyler olabilir.

mesela,

kadın sığınma evlerinde ki kadınlar, kocaları eşleri yerlerini öğrenmesin, tespit edemesin diye oy kullanamıyormuş.

düşünsenize medeniyetin beşiği denilen avrupadan bile önce, 1934 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınan türk kadını , insan olmanın, vatandaş olmanın en temel hakkı olan bu hakkı, türk erkeğinin marifetiyle 2014 yılında kullanamıyor.

aradan geçen 80 yılda ülkenin geldiği hale bak.

cennet anaların ayakları altında diyen anadolu halkının geldiği hale bak.
ben hepinizin hanı cengiz han’ım, bu da benim han'ım diyerek eşini baş köşeye oturtan cengiz hanın torunlarının geldiği hale bak.
kızlarına ışık, güneş, çiçek anlamına gelen isimler koyan kürt vatandaşların yaptıklarına bak.

örnekler çoğaltılır. yani ben, sen,o değil... herkes bu şiddete ortak. sessiz kaldığımız için biz de ortağız.

"kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür."
bu hadisi bir ben mi seviyorum acaba?

valla insanları birazcık empati sahibi olmaya çağırmaktan ben yoruldum. tek ricam bir kadına yaklaşırken, hakaret ederken, küfür ederken hatta döverken.....önce gözünüzün önüne annenizi, sonra ablalarınızı ve kız kardeşlerinizi getirin. belki o çoooook derinlerde kalan vicdanınızın, gururunuzun, şerefinizin cılız sesini duyabilir, azıcık insan olabilirsiniz.
6 14.04.2014 12:12 damdaki moan
"lamelif çekmek" deyiminin mastürbasyon yapmak anlamına gelmesi. dahası arapçada "lam" ve "elif" harflerinin yanyana erekte bir penise benzemeleri ve ebcet hesabına göre 31 sayısını oluşturmalarından dolayı "31 çekmek" deyiminin kullanılmaya başlanmış olması. cidden öğrenince epey ilginç bulduğum bir bilgiydi.
31 07.07.2012 18:54 queenofdarkness
ingilizce'de biri thank you dediğinde you're welcome, don't mention, don't mention it, my pleasure falan da denirmiş ve böylece ufuklar sekiz-on katına çıkarmış.

vay amk.
20 03.11.2014 15:50 ~ 15:51 fason ikircik
domatesin türkiye'ye yüz küsür yıl önce geldiğinin/ getirildiğinin öğrenilmesi.
vay monako, hadi biberin geç gelmesini falan anlarım, hindistanlılar, şilililer, meksikalılar daha acı yiyiorlar, seviyorlar, onlar bulmuştur ama domatesi anlamam arkadaş. sağda solda elin bebesine "menemen bizim milli yemeğimiz" falan diye hava atıyoruz, yurtdışındayken gözümüzde tütüyor ama eski adamlar bunu yemeden tadını bilmeden ölmüşler yavv. sanki bana avakado, sanki bana ananas, sanki bana yeni gine armudu amk, domates lan bu, nasıl yetişmemiş, nasıl yememişler, nasıl yetiştirmemişler hayret bir şey.
8 20.09.2012 11:05 zemin yesil 12 yildiz 3 ok sari
ingilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum'a en iyi çözümün ingilizce cümle ve ifade kalıpları ezberlemek ve bunları günlük hayattaki kullanım şekilleriyle bol tekrarla irdelemek olduğu.

bir cümle kalıbının günlük hayatta ne şekilde kullanıldığını en kolay nasıl bulacağız peki? youtube videoları sağolsun. peki aradığımız bir kelime ya da cümleyi içeren youtube videolarını nasıl bulacağız?
neyse ki düşünüp taşınmış bu servisi de oturup yapmışlar.

örneğin içinde "what's so funny?" geçen videolar:
watchmeenglish.com

böylece ingilizcede en sık kullanılan isim, sıfat, fiil, deyim, phrasal verb gibi terimleri aratarak bu kelimelerin geçtiği videoları izleyebiliyorsunuz.
bu servise benzer başka bir site daha var ama fonksiyonalite olarak bunun artıları daha çok. mesela çalıştığınız kelime / kalıpları kayıt altında tutabiliyorsunuz. böylece ne kadar ilerlediğinizi de takip etmiş oluyorsunuz. bir de sözlük formatında olduğu için sözlükseverlerin hoşuna gidecektir.

şu sıralar sözlükte ingilizce konulu pek çok başlık görünce bu konuda ciddi bir ihtiyaç olduğunu hissederek paylaşayım dedim.
574 23.09.2016 18:49 ~ 23.10.2016 01:15 masterful tactician
araç alırken %0,8 trt payı ödemek. sinir ve ufuk aynı anda iki katına çıktı valla.

vergi aracınıza değil tabi, aracınızın içinde radyolu mp3 çalar var ya onun için. ancak hiç kimsenin anlayamayağı bir formülle toplam araç fiyatı üstünden hesaplanıyor.
8 20.10.2014 19:52 tristus
daha önce yazıldı mi bilmiyorum ama internetten uçak bileti almak için bir websitesini ziyaret etmenizden hemen önce cookie'nizi temizlemenizi tavsiye ederim. çünkü firma cookie'nizi kontrol edip eğer daha önce ücret bilgisi aldığınızı görürse yani websitesine ilk girişiniz değilse fiyat artırımı yapıyor. üstelik bunu fiyat sayfasını her ziyaret ettiğinizde yapıyor.
yani bilet fiyatı görüntüleme sayfasını ne kadar ziyaret ederseniz, ödemeniz gereken ücret de o kadar artıyor. bu yüzden ücret sayfasını her ziyaretinizde fiyatın arttığını görürsünüz. bunu yapmaktaki amaç kullanıcıyı fiyat artışıyla panik edip bilet aldırmak.
93 09.05.2016 10:10 ~ 14:28 asbilge
babaya peder denmesinin sebebinin bahsedildiği gibi olmadığı. iki katına çıkan ufkunuza format atın.

bilindiği üzere ingilizce ve farsça aynı dil ailesindendir (hint-avrupa) ve bu nedenle benzer kelime köklerine sıkça rastlanılır.

star-sitare
brother- birader
mader-mother gibi.

dolayısıyla da peder ve father kelimeleri de etimolojik açıdan aynı dilden gelmedir. türkçede de farsçadan geçen binlerce kelime olduğu düşünülürse durum anlaşılır.
1 09.03.2014 02:57 ~ 10.03.2014 17:53 kafkaesque
whatsapp'ta eğer bir kelimeyi veya cümleyi iki yıldız *kelime* arasına alırsanız text bold olarak, iki alt çizgi arasına alırsanız _kelime_ text italik olarak, eğer iki yaklaşık çizgisi arasına alırsanız ~kelime~ text ortası çizgili olarak gönderilecektir.
333 16.05.2016 08:39 ~ 09:54 nph
efendim bir tane de ben eklemek isterim.

ruslarda çar diye bir kavram vardır malum. bu çar kelimesi aslında tsar diye yazılır rusçada. asıl kelime kökeni ise sezar'dır. hatta kayser kelimesi bile buradan gelmektedir. kayseri ilimizin adı da tabiki.

birinci roma yıkılmıştır, ikinci romayı osmanlı sonlandırmış ve aslında fiilen roma imparatorluğunu devralmıştır. ama bunu yediremeyen ruslar madem öyle 3. roma biziz demişler ve kendilerini romanın varisi görmüşlerdir.

ve kendi liderlerine tsar yani sezar demeye başlamışlardır.

edit: istanbul teknik üniversitesi uluslar ilişkiler ve küreselleşme dersi veren fatih özbay hocamdan öğrendim bunu. kendisine bir selamda burdan gönderelim.
15 01.10.2013 15:26 ~ 05.11.2013 15:48 bahti
youtube'un fonksiyonlari ile ilgili tamamen ayni icerikten olusan 10 sayfa entry olmasi (bak 10 entry degil, 10 sayfa boyunca) ve her gun ayni seyin tekrardan yazilmasi.
2 15.07.2014 19:01 pisadam
kedisi olanlar ya da kedi sahibi olacaklar. kedinizi bit pireden kurtarmak icin ensesine bir diş sarimsak sürün bu koku kedinizi bit pire haşerelerden koruyacaktir
bir baska bilgide kedilerin aliminyum folyo dan hoslanmadigini biliyor muydunuz. ınanmadiniz mi ? yere aliminyum folya serin ve kedinizi üstüne koyun aninda kacacaktir bu olayi kedilerinizin oturmasini istemediginiz ya da yasak yerler icin kullanabilirsiniz.



Kaynak: Çoğunlukla Ekşisözlük ve Wikipedia